Ortalama Okuma Süresi: 3 Dakika

Genelde herhangi bir konuda harekete geçmeden önce kendimize bir hedef koymamız önerilir. Dil öğrenirken de hedefinizi belirlemelisiniz ki dil öğrenme maceranızı hedefinize göre şekillendirin. Fakat herhangi bir yolda başarılı olmak için hedef koymaktan daha iyi bir strateji var: Sistemler. Sistemlerin hedeflerden farkını örneklerle açıklayalım.

Kitap yazmak bir hedef, takip ettiğiniz yazma rutininiz ise bir sistem.

Zengin olmak bir hedef, aranılan bir beceri kazanmak ya da ihtiyaç duyulan bir ürün geliştirmek ise bir sistem.

8 kilo vermek bir hedef, doğru beslenmek, bir beslenme planını uygulamak ise bir sistem.

Vücut geliştirmek bir hedef, düzenli olarak bir egzersiz programını takip etmek ise bir sistem.

İngilizce öğrenmek bir hedef, her gün bir formatı takip ederek çalışmak ise bir sistem.

Gördüğünüz gibi hedef gelecekte varılmak istenen nokta. Sistem ise bunu nasıl yapacağınız, yani her gün sistematik bir şekilde çaba harcadığınız çerçeve ya da çalışma planınız.

Fakat hedeflerin kötü bir yanı var. Hedefler kısa vadede faydalı olmasıyla beraber uzun vadede olumsuz duygulara kapılmamıza neden oluyor. Genelde hedefe ulaşıncaya kadar kendimizi kötü hissediyoruz. Çünkü bu düşünce tarzı mutluluğu hep öteliyor. Ah şu hedefime bir ulaşsam işte o zaman mutlu olacağım diyoruz. Yani mutluluğu sürekli bir sonraki hedefe öteliyoruz. Öte yandan ya hedefe ulaşamazsam diye endişeleniyoruz. Fakat sisteme odaklandığınızda, sistemi uyguladığınızda mutlu oluyorsunuz. Sizin için başarı kıstası sisteminizi uygulayabilmek haline geliyor. Bu yaklaşımın en güzel yönü dil öğrenmeden keyif alıyorsunuz. Çünkü sisteme odaklandığınızda aslında sürece ve dolayısıyla dilin kendisine odaklanıyorsunuz. Farkında olmadan kafanızın arkasında sizi demotive eden kaygılarınızı bir tarafa bırakıyorsunuz. Dil öğrenmenin aslında o kadar da sıkıcı bir şey olmadığını fark ediyorsunuz.

Süreklilik

Sistem odaklı düşünmenin bir diğer avantajı da dil öğrenmede sürekliliği sağlamanıza yardımcı olmasıdır. Dil öğrenmenin önündeki en büyük engellerden bir tanesi, belki de en büyüğü bir sistem sahibi olmama ve dolayısıyla sürekliliği sağlayamamaktır. Dil öğrenmek bir beceri kazanmak olduğu için sistemin önemi daha da artıyor. Çünkü dil öğrenmek beyni birçok açıdan zorlayan, farklı türde çalışmalar ve saatler gerektiren kompleks bir aktivite ve maksimum verim alıp dili hızlı bir şekilde öğrenmek için takip etmeniz gereken çok basit bir denklem var. Denklem şöyle:

Öğren – Uyu – Öğren – Uyu – Öğren – Uyu – Öğren – Uyu – Öğren – Uyu …………..

Beyniniz her gün uyku sırasında o gün yeni öğrenilen bilgilerin kalıcı olması için çalışıyor. Bu şekilde dil öğrenmeden maksimum verim alabilmek için beyni düzenli olarak girdi yönünden beslemeniz gerekiyor. Bu beslemenin de belirli bir sistematik dahilinde olması gerekli. Çünkü yeni bir cümleyi yalnızca bir gün içinde öğrenip beynimize kazıyamayız. Bilgilerin kısa süreli hafızadan kalıcı hafızaya geçmesi için sisteminizin yakın aralıklı tekrarlar içermesi gerekiyor. Bu yakın aralıklar da öğrenme-unutma grafiğine paralel olmalı.

Ve her gün çalışmalısınız. Bu çalışma 20 dakika dahi olsa -ki ideali bir gün içinde toplam 45-60 dakika arasındadır- her gün yapılmalıdır. Her gün yapamasanız bile aradaki kopmalar olabildiğince minimuma indirilmelidir. Ve eğer bir sisteminiz yoksa bu sürekliliği sağlamak son derece zor olacak. Hafta sonları ya da canınız istediğinde 2-3 saat rastgele o dilde zaman harcamanız günlük uyguladığınız sistemin yerine geçemez.

Tabii ki takip edeceğiniz sistem dil öğrenme prensiplerine uygun olmalıdır. Fakat eğer hızlı ve etkili bir şekilde dil öğrenmek istiyorsanız hedefiniz yerine sisteminize öncelik vermelisiniz.

Ama hedefime ne olacak?

Evet başlangıçta bir hedefiniz olmalı, ne yönde hareket etmeniz gerektiğini bilmeniz gerekli. Fakat hedeflerinizi sistemlere dönüştürebilirsiniz. Her gün kilo vermem lazım, spor yapmam lazım, dil öğrenmem lazım diye düşünmek yerine bu hedefleri sisteme dönüştürüp enerjinizi sistemi uygulamaya odaklayabilirsiniz. Burada odak noktası sistem olmalı. Kısa ve uzun vadeli hedeflerinizi belirleyin, sisteminize karar verin ve artık hedeflerinizi unutun. Yani onlara odaklanmayın. Bütün enerjinizi sisteminizi kurup düzenli bir hale getirmeye harcayın ve sisteminizi uyguladığınız her bir gün kendinizi kutlayın, mutlu olun. Çünkü sizi o noktaya getirecek olan şey paradoksal bir şekilde hedefiniz değil, sisteminizdir. Hedefiniz gelecekte, sisteminiz ise şimdide. Şu anda, yarında ve ertesi günlerde. Yani hemen ulaşabileceğiniz bir yerde. Bu yüzden kısa ve uzun vadeli hedeflerinizi dil öğrenmeye başlarken hazırlayın ve ardından sisteminizi uygulamaya odaklanın.

En son yazılardan anında haberdar olmak için abone olun

* gerekli