Kültürler ile dil arasında bir etkileşim var. Aşağıdaki örnek bunu net bir şekilde gösteriyor. Bu örnek Türklerin ve diğer birçok milletin İngilizcede en sık yaptıkları hatayla ilgili: "it" kelimesi. Ve kelimenin birçok dilde bulunmayan bu 4 cümledeki kullanımlarını içselleştirirseniz İngilizce düşünme anlamında çok büyük bir adım atmış olacaksınız.

Aşağıdaki cümlelerde renk kodlaması yaptım. Renkler farklı dillerde aynı anlama gelen kelime ve ifadeleri gösteriyor. Fakat İngilizcedeki turuncu kelimenin Türkçede de, İspanyolcada da karşılığı yok. Bu kelime "onu" veya "o" anlamına gelen "it" kelimesi.

Bunun kültürel bir sebebi var. İngiliz ve Amerikan kültürleri deterministiktir. Yani her olayın, her şeyin bir sebebi ve bir aktörü vardır.

Bu yüzden örneğin 1. cümlede Türkçede ve İspanyolcada basitçe "Bugün oldu" diyebiliyorken İngilizcede "it happened". Yani "O oldu" dememiz gerekiyor. Neyi konuştuğumuzu tüm konuşmacılar biliyor olsa bile "it" kelimesini kullanmak zorundayız. Çünkü her olayın bir aktörü olmak zorunda. Türk ve İspanyol kültürleri daha az deterministik olduğu için dilde böyle bir kullanım yok.

2. cümlede yine havanın soğuk olduğundan bahsederken Türkçe ve İspanyolcada özne kullanmıyoruz. Ama İngilizce'de yine bir şey kendiliğinden soğuk olamaz düşüncesi ile "it" öznesini üretmişler. Bu suni özne örneklerinden çokça bulabilirsiniz.

3. ve 4. cümlelerde ise neyden konuştuğumuzu iki tarafın da bilmesine rağmen "onu" anlamına gelen suni nesne "it" kullanmamız gerekiyor. Bu sefer "it" olayı yapan değil etkilenen şey, yani nesne. İspanyolcada ve Türkçede çoğu zaman "Sever misin?" "Severim." diyoruz. Ama İngilizce'de mutlaka "Onu sever misin?" Onu severim" dememiz gerekiyor.

Kültürlerindeki bu determinizm İngilizceyi matematiksel bir dil haline getirmiş.



Benzer postlar Instagram hesabımda: @turkishpolyglot