Ortalama Okuma Süresi: 4 dakika

Herkesin hayatında çok fazla yapması gereken şey var. Fakat yemek yemeye, uyumaya, temizlik yapmaya nasıl vakit buluyorsak eğer dil öğrenme bizim için bir öncelik ise onun için de vakit bulabiliriz. Eğer vakit bulamıyorsak sorun zamanımızın olmaması değil İngilizce'ye yeteri kadar öncelik ya da önem vermememiz. Ama öncelik verirsek 20 şer dakikalık günde 2-3 periyod bulabilirsek günde 40 dakika-1 saat civarı bir dil öğrenmek için ideal bir süre.

Beklemeleri değerlendirin

Gün içerisinde sürekli bir şeyleri bekliyoruz. Otobüsü bekliyoruz, trafikte bekliyoruz, çeşitli sıralarda bekliyoruz. İşte bu beklemeler dil öğrenmek için değerlendirilebilir. Örneğin dil öğrenmek için 3 farklı aktivite yaptığımızı farz edelim. Birincisinde okuyoruz. İkincisinde kendi kendimize sessiz bir yerde olmamız gerekiyor. Üçüncüsünde dinlememiz gerekiyor. Eğer çalışmamızı kısa sürelere bölebilirsek bu aktiviteleri gün içine sıkıştırabiliriz. Dinlemeyi beklemelerin birinde yapabiliriz örneğin sabah işe giderken. Öğlen farz edelim bir banka sırasında ya da yemek sırasında beklerken de telefonumuzdan öğrenmeyi destekleyici bir app ile 5 dakika bile olsa dile aşinalığımızı artırabiliriz. 20-25 dakika Okumayı eve dönüş yolunda yapabiliriz. En son eve gelince de sessiz bir ortamda yapmamız gereken çalışma için 15-20 dakika zaman bulmamız çok zor olmamalı. Tabii bunu bir düzene oturtmak gerekiyor, sonrası ise daha kolay olacak. Ben dilleri öğrenirken bu bahsettiğim zaman dilimlerinden sıklıkla faydalanıyorum.

Enerjinizi ve dikkatinizi Daha İyi Yönetin

Fakat zaman konusunda gözden kaçırdığımız bir şey var. Belki de zamandan daha önemli bir şey. Enerjimiz. “Dikkat ve irade gücü aslında tükenebilir kavramlar. Dikkatimizi verdiğimiz onlarca farklı şey, her gün vermemiz gereken basit ama çok sayıda karar, sosyal medya ve benzeri bir çok şey enerjimizi tüketiyor. Bu yüzden dil öğrenmeyi günlük hayatımıza entegre ederken enerji faktörünü dikkate almalıyız. Dil öğrenmeyi kendimiz için bir öncelik haline getirip enerjimiz bittikten sonra biraz göz atılacak bir şey olarak görmemeliyiz. Ve tabii ki o gün çalışmaya başlamadan önce bir planımız olması enerjimizi daha iyi korumamıza yardımcı olacaktır.

İşe yaramayan yöntemlerle zaman kaybetmeyin

Eğer uzunca bir süre dil öğrenmek için kullandığınız teknik size fark edilebilir bir gelişme sunmuyorsa yönteminizi değiştirmenizin vakti gelmiş demektir. Senelerce dil öğrenmeye çalışan insanlar genelde bütün bu zaman boyunca aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar bekliyorlar. Ama konuşmanıza yardımcı olmayan bir yöntem uzun süre sonra bir anda konuşmanızı sağlayamaz. Bu yüzden öğrenme konusunda açık fikirli olmalısınız.

Yapılacaklar listesi yerine zaman bloklarını kullanın.

Yapılacaklar listesi en sık kullanılan üretkenlik araçlarından olmasına rağmen henüz düzenli olarak bu listeleri kullanmada başarılı olan birisiyle karşılaşmadım. Genelde bu listeler büyük bir heyecanla yapılır. Ama günün sonunda listenin başından ya ortasından birkaç madde yapılır ve geri kalanlar gelecekte belirsiz bir güne bırakılır istemsizce. Ama yapılacaklar listenizi kolayca daha etkili bir formata dönüştürebilirsiniz. Nasıl mı? Yapılacaklar listesi yerine zaman bloklarını kullanarak. Yani klasik bir şekilde maddelerden oluşan listeler yerine bir planlayıcı ya da ajanda kullanmak üretkenliğinizi artıracak. Yapacağınız şeylere örneğin 7-7:45 Sabah Sporu , 8-8:30 İngilizce Dinleme gibi zaman blokları tayin etmenizin basit ama önceliklerinizi eyleme dönüştürmek için çok etkili olduğunu göreceksiniz. Çünkü böylece aktiviteleri sizin için önceliklerine göre gününüze ekleyeceksiniz ve daha gerçekçi bir zaman yönetiminiz olacak.

Hobilerinizi yeni dilinizde yapın.

Herhangi bir hobiniz ya da ilgi alanınız için İngilizce dilinde Türkçe'de olduğundan çok daha fazla sayıda kaynak ve içerik bulabilirsiniz. Ve bu kaynaklar yalnızca İngilizce'de mevcut olduğu için bu hem o şeyi anlayabilmeniz için motivasyonunuzu artıracak hem de hobinizle ya da ilgi alanınızla uğraşırken bir taraftan da İngilizcenizi geliştirmenize yardımcı olacak. Örneğin oyun oynarken dil öğrenen hem de Korece, Japonca gibi görece zor dilleri öğrenen insanlarla karşılaştım. Araştırdığım birçok Polyglot ilgi alanları vasıtasıyla hem motivasyonunu koruyor hem de dillerini geliştiriyor. 15 dil bilen Shayn McCallum politika konusuna çok ilgili olduğu için farklı dillerde takip ettiği gazeteler ve yayınlar dillerini geliştirmesini sağlıyor. 16 yaşındayken çok sayıda dilde konuşabilen Amerikalı Polyglot Tim Doner edebi eserlerle ilgileniyor ve yabancı dilleri bu eserleri okuyup anlayabilmek için bir araç olarak kullanıyor. Siz de kendi ilgi alanlarınızı ve hobilerinizi bu şekilde İngilizce öğrenmek ve onu geliştirmek için kullanabilirsiniz.

Mini hatırla notları

Evinizin ve eşyalarınızın üstüne hatırlatıcı küçük post-it'ler yapıştırın. Bu post-it'ler size gün içerisinde İngilizce çalışmanızı hatırlatmasının yanında yeni kelimeler öğrenmenize de yardımcı olabilir. Eğer obje isimlerini İngilizce olarak yazarsanız ve ilgili objenin üstüne yapıştırırsanız sürekli o şeyin ismine maruz kalacaksınız ve bu da farkında bile olmadan yeni kelimeler öğrenmenizi sağlayacak. Diğer taraftan da bu size mesaj verecek. “İngilizceye vakit ayırmalısın” gibi. Ayrıca bu İngilizceyi bir nevi hayatınıza da entegre etmenize yardımcı olacak.

5 dakika kuralı

Başarılı insanları modellemenin her konuda ilerlemeyi hızlandıracağına inananlardanım. Bunun neticesinde yalnızca yabancı dil değil üretkenlik ve zaman yönetimi gibi konularda da bu insanların neler yaptıklarını araştırıyorum. Instagram CEO’su ve kurucusu Kevin Systrom’un kullandığı güçlü bir teknik var. 33 yaşındaki milyarder CEO diyor ki eğer bir şeyi yapmanız gerekiyor ama o an zorlanıyorsanız kendinizle küçük bir anlaşma yapın. O şeyi yalnızca 5 dakika boyunca yapacağınıza söz verin. Yalnızca 5 dakika. Ve göreceksiniz ki 5 dakikanın sonunda yapmaya devam edeceksiniz. Bu taktiğin işe yaramasının altında psikolojik bir neden var. Çoğu zaman eyleme geçmemizi engelleyen çeşitli korkular -başarısızlık, eleştirilme, mükemmeliyetçilik- ve stres gibi faktörlerdir. Fakat eğer 5 dakika dahi olsa yapmaya başladığımızda farklı bir şey oluyor. Bir eyleme başladığımızda hissedeceğimizi sandığımız duyguları çoğu zaman hissetmiyoruz. Eyleme geçtiğimizde sandığımızdan daha olumlu hissediyoruz. Yani bir metaforla örnek vermek gerekirse olumsuzluklara karşı 5 dakika boyunca gözlerimizi kapatarak ilerlememiz kontrolü tekrardan elimize almamız için yeterli oluyor.

Mükemmel zaman hiçbir zaman gelmeyecek

Dil öğrenmek için mükemmel koşulları bekleyenlerdenseniz size kötü bir haberim var. O zaman hiçbir zaman gelmeyecek. Eğer dil öğrenmek için günde yalnızca 15 dakikanız varsa bile bu başlangıç için yeterli. Dile harcadığınız zamanı yavaş yavaş artırabilirsiniz. Ama eğer mükemmel bir zaman diliminin geleceğini düşünüyorsanız siz de biliyorsunuz ki o zaman hiçbir zaman gelmeyecek. Karar verin ve şimdi başlayın.


En son yazılardan anında haberdar olmak için abone olun

* gerekli